" Günün Sözü "

Nasıl ki beden hastalandığı zaman yeme, içme, uyku ve istirahatten zevk almazsa, kalb de dünya hastalığına tutulunca vaz ve nasihatten zevk almaz.
Mâlik bin Dinar -

Ansiklopedik Bilgi - Bilgi Dünyası

Dikkat, düşünceyi belli bir şey üstünde yoğunlaştırabilme gü­cüdür.. Dikkat, bilincin odağıdır. Nesnel olarak, bütün du­yumsal ya da belleğe yerleştirilmiş bilgilerden, daha sonra kullanmak için bir bölümünü seçmeyi gerektirir.

Bir toplantıda konuşan çeşitli kişiler arasında yalnızca birini dinlerken, bir resme bakarken şekilleri dikkate al­maksızın yalnızca renklere yoğunlaşılırken, kalabalıkta bir tanıdığı ararken ya da akıl bir problemi çözmeyi yo­ğunlaştırırken, farklı verimlilik derecelerinde farklı dik­katler söz konusudur. Bireyin seçmek zorunda kalması, algılamanın, düşünmenin ya da birçok şeyi aynı anda yapmanın bir sınırı olduğunu gösterir.

Dikkat bazen istenmeden ve elde olmadan uyanır: Yoğun, tuhaf ya da önemli dış uyarıcılar tarafından çeki­lebilir. Bunlar yönlendirici tepki sağlar. Uyarıcı arttıkça, organizma uyarıcıya yönelerek dikkati hem düşünce-sel, hem de fiziksel olarak başlatır. Herhangi bir biçim­de, uyarıcı tekrarlanır ya da sürekli olursa, dikkat tepkisi sonuçta azalır ya da bütünüyle ortadan kalkar. Belirli bazı etkinlikler için dikkat gerekli değildir: Bir sahnenin genel fiziksel Özellikleri (renk, boyut, biçim ve hareketi) dikkat harcama gerektirmeden belleğe yerleştirilebilir. Aynı biçimde, başlangıçta dikkatini yoğunlaştırma, yoğun dikkat gerektiren bazı işler, daha sonraları öylesine otomatikleşir ki, öbür et­kinliklerle birleştirilebilir. Fizyoloji uzmanları, dikkatin algılama sürecini hangi bölümlerin etkilediğini araştır­maktadırlar. Seçici dinleme deneyleri sırasında, denek­lerden dinledikleri mesajlardan birini tekrarlamaları is­tenince, öbür mesajla ilgili dikkatleri dağılmış ve sonuç­lar, bir kişinin iki mesajın genel özelliklerini aynı anda kaydedebildiğim, ama yalnızca birinin sözlü içeriğini tekrarlayabildiğin! göstermiştir.

Yorum Ekle!