Anketler

Zayıflamak İçin Hangi Yöntemi Seçersiniz?
 

Kimler Bizimle !

Şu anda 4 ziyaretçi çevrimiçi

" Günün Sözü "

En mühim ve feyizli vazifelerimiz millî eğitim işleridir. Millî eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lâzımdır. Bir milletin hakikî kurtuluşu ancak bu suretle olur.
Kemal Atatürk - 1922

Uygurlar ve Uygurların Tarihi

Yazdır PDF
744-1335 yılları arasında Orta Asya' da devlet kuran Türk kavmi. Uygurların Göktürkler döneminde, VI. yy'da bugünkü Moğolistan'daki Selenga ırmağının yukarı boylarında, Baykal gölünün güneyinde yaşadıkları bi­linmektedir.
Öteki Türk toplulukları gibi savaşçı bir kavim olan "Uygurlar", on boydan oluşmaktaydılar. Göktürklerin egemenliğinde yaşayan Uygurla­rın başında Elteber ya da İlteber (Er­kin ya da İrkin de denir) unvanlı bir bey bulunmaktaydı. 630'da Göktürk Devleti'nin Orta Asya egemenliğinin yi­tirmesi üzerine daha serbest hareket edebilen Uygurlar Kutluğ Kağan dö­neminde yeniden egemenlik altma gir­diler. Bilge Kağan'ın ölümüyle zayıf­layan İkinci Göktürk Devleti'nin yıkıl­masıyla Ötüken'de duruma Basmiller egemen oldu. Basmil Kağanlığı içinde Karluk ve Uygurlar da vardı. 744'te başkent Ordu Balıg kenti olmak üze­re Kutluğ Bilge Kül Kağan, Basmil Ka­ğanlığı yerine Uygurları bölgeye ege­men duruma getirdi. Kutluğ Bilge Kül Kağan'm ölümü üzerine yerine Bayan Çur geçti. Bu hükümdar döneminde Uygur Devleti sınırlarını doğu, batı ve güneyde genişletti. Talas savaşında (751) Araplara yenilen Çin'in Tarım havzasından çekilmesi üzerine bu böl­geler Uygur egemenliğine geçti. Tibet­lilere karşı başarı sağlayan Bayan Çur topraklarını batıda Seyhun ırma­ğına kadar genişletti. Karluk, Basmil, Oğuz ve Tatarları da egemenliğine al­dı. Bayan Çur'un 759'da ölümü üze­rine oğlu Bögü Kağan tahta geçti. Çin'i Tibetlilerin istilasından kurtaran ve Uygurların Çin'de serbestçe tica­ret yapmalarım sağlayan Bögü Ka­ğan, Çin'den getirdiği Mani rahipleri­nin etkisi altıda kalarak, Maniciliği Şamanizm verine resmi din olarak kabul etti.Manicilik Uygurları savaş­çılıktan uzaklaştırdı: sanat, ticaret ve kültür âlanıda gelişmelerini sağladı. Kırgızlar üzerine birkaç sefer yapa­rak egemenlik altına alan Bögü Kağan, veziri Tun Baga Tarkan tarafın­dan öldürüldü.
Kağanlığı 779'da elde eden Tun Baga Tarkan, Kırgızların üzerine seferleri sürdürdü ve Çin ile iyi ilişkiler kurdu. Külüg Bilge ve Kut­luğ Büge'den sonra kağan olan Kutluğ ve Külüg Bilge II ve Küçlüg Bilge Ka­ğan yönetiminde Uygurlar en parlak dönemlerini yaşadılar. Ama Hunlarda ve Göktürklerde olduğu gibi hiçbir zaman Orta Asya'nın tamamına ege­men olamadılar. Çin ile ticaret ilişki­lerini geliştirdiler. Yüz yıla yakın bir süre Çin'i Tibetlilerin saldırılarından korudular. Zamanla Manicilik Uygurlardaki savaşçılık ruhunu bütünüyle yok etti. Bu sırada Kırgızlar da güç­lenmekteydi. Küçlüg Büğe Kağan'ın yerine geçen Alp Külüg Bilge Kağan' ın öldürülmesi, Uygur egemenliğini tehlikeye düşürdü. 840'ta Kırgızlar Ötüken üstüne yürüyerek Uygur bir­liğini dağıttılar. Kırgızlardan kurtula­bilen Uygurların çoğunluğu iki kol ha­linde Çin'in Kansu eyaletine ve Doğu Türkistan'a göç ettiler. Böylece yüz yıllık Orta Asya egemenliği sona eren Uygur tarihinin ikinci dönemi başla­dı. Kansu eyaletine göç eden Uygur­lar Çin ile yakın ilişkilere girerek bir prenslik kurdular. Çin'in zayıf düştü­ğü dönemlerden yararlanarak ba­ğımsız duruma geldiler. X. yy'da Kı- tanlann, XI. yy'da Tangutlarm, XIII. yy'daysa Cengiz Han'm egemenliğini tanımak zorunda kaldılar (bu Uygurlara Sarı Uygurlar da denmektedir). Doğu Türkistan'a göç eden Uygurlar İpek Yolu üstünde birçok kent kura­rak yıllarca bağımsızlıklarını sürdür­düler. Tanrı dağlarım aşarak Tarım havzasma yerleşen Uygurlar Beş Ba­liğ, Turfan, Hoço, Hami, Kaşgar böl­gelerine yerleştüer. İpek Yolu üzeri­ne yerleşen Uygurların kurdukları devleti, özellikle Tibet saldırılarına karşı Çin tanıdı. Siyasal yönden çok iktisadi yönden güç kazanan Uygur­lar İran, Hint, Çin arasında ticaretin gelişmesini sağladılar. Bu ülkelerin sanat ve kültüründen etkilendikleri gi­bi kendi kültür ve sanatlarını da bu ül­kelere götürdüler. Aynı zamanda Ma­ni dinini çevrelerine yaydılar.
X. yy'da hükümdarı İdikut (îduk-kut) di­ye adlandırılan Uygurların batı kom­şusu Yağma, Çiğil ve Karluk Türkle­rinin kurduğu Karahanlılar, İslamlığı kabul etmeleri nedeniyle, "kâfir" ola­rak niteledikleri Uygur ülkesine za­man zaman akınlar yaparak kent ve tapmaklarını yakıp yıktılar. Uygurlar XII. yy'da Çin'den kovulan Karahıtaylıların baskısında kaldılar. Cengiz Han'ın Orta Asya'ya egemen olmasıyla 1209'da Uygurlar bağımsız­lıklarını yitirdiler. Ancak Uygur hü­kümdar ailesi İdikut unvanıyla Cengiz İmparatorluğu'nda ve daha sonra, varlığım sürdürdü. İstilalarında Moğollara öncülük eden Uygurlar, onla­ra okuma yazmayı ve ticareti de öğ­rettiler. Birçok Uygur, Cengiz Han'ın oğullarının danışmanlığını yaptı. XIV. yy'm ikinci yarısında İslamlığı kabul eden Uygurlar, İslamlığı en son kabul eden Türk topluluğu olarak bilinir. Bu tarihten sonraysa artık Uygurların varlığından söz edilmez. Ancak Asya' nın büyük bölümünde yüzyıllarca Uy­gur kültür egemenliği sürmüştür.
Uygurlar siyasal etkinliklerinden çok yüksek bir kültür zenginlikleriyle Or­ta Asya'yı etkilediler. 840'ta Doğu Türkistan'a göç ettikten sonra Beş Ba­liğ, Hotan, Kaşgar, Turfan ve Hoço gi­bi kentlere yerleştiler ve yerleşik ya­şama geçtiler. Tarımla yakından uğraştılar. Kentlerini dinsel yapılarla süslediler; bu yapıların her yerini sa­yısız renkli fresklerle, kabartma resim ve heykellerle süslediler. Yapılan araştırmalar sonucu, İpek Yolu üstün­deki bu kentlerde ve yörede değerli sanat yapıtları ortaya çıkarıldı. Uygur yazısı yüzyıllarca bu bölgede ve Asya'nın uzak ülkelerinde bir kültür ve ticaret yazısı olarak kullanıldı. Ya­pılan kazılarda, uygurcayla yazılmış sayısız dinsel metin bulundu.

Yorumlar  

 
0 #1 erman 2010-12-05 16:50 çok güzel Alıntı
 

Yorum Ekle!


Güvenlik kodu
Yenile

İlginizi Çekebilir !