Pazar, 14 Şubat 2010 19:38 Pazar, 14 Şubat 2010 20:06 tarihinde güncellendi
744-1335 yılları arasında Orta Asya' da devlet kuran Türk kavmi. Uygurların Göktürkler döneminde, VI. yy'da bugünkü Moğolistan'daki Selenga ırmağının yukarı boylarında, Baykal gölünün güneyinde yaşadıkları bilinmektedir.
Öteki Türk toplulukları gibi savaşçı bir kavim olan "Uygurlar", on boydan oluşmaktaydılar. Göktürklerin egemenliğinde yaşayan Uygurların başında Elteber ya da İlteber (Erkin ya da İrkin de denir) unvanlı bir bey bulunmaktaydı. 630'da Göktürk Devleti'nin Orta Asya egemenliğinin yitirmesi üzerine daha serbest hareket edebilen Uygurlar Kutluğ Kağan döneminde yeniden egemenlik altma girdiler. Bilge Kağan'ın ölümüyle zayıflayan İkinci Göktürk Devleti'nin yıkılmasıyla Ötüken'de duruma Basmiller egemen oldu. Basmil Kağanlığı içinde Karluk ve Uygurlar da vardı. 744'te başkent Ordu Balıg kenti olmak üzere Kutluğ Bilge Kül Kağan, Basmil Kağanlığı yerine Uygurları bölgeye egemen duruma getirdi. Kutluğ Bilge Kül Kağan'm ölümü üzerine yerine Bayan Çur geçti. Bu hükümdar döneminde Uygur Devleti sınırlarını doğu, batı ve güneyde genişletti. Talas savaşında (751) Araplara yenilen Çin'in Tarım havzasından çekilmesi üzerine bu bölgeler Uygur egemenliğine geçti. Tibetlilere karşı başarı sağlayan Bayan Çur topraklarını batıda Seyhun ırmağına kadar genişletti. Karluk, Basmil, Oğuz ve Tatarları da egemenliğine aldı. Bayan Çur'un 759'da ölümü üzerine oğlu Bögü Kağan tahta geçti. Çin'i Tibetlilerin istilasından kurtaran ve Uygurların Çin'de serbestçe ticaret yapmalarım sağlayan Bögü Kağan, Çin'den getirdiği Mani rahiplerinin etkisi altıda kalarak, Maniciliği Şamanizm verine resmi din olarak kabul etti.Manicilik Uygurları savaşçılıktan uzaklaştırdı: sanat, ticaret ve kültür âlanıda gelişmelerini sağladı. Kırgızlar üzerine birkaç sefer yaparak egemenlik altına alan Bögü Kağan, veziri Tun Baga Tarkan tarafından öldürüldü.
Kağanlığı 779'da elde eden Tun Baga Tarkan, Kırgızların üzerine seferleri sürdürdü ve Çin ile iyi ilişkiler kurdu. Külüg Bilge ve Kutluğ Büge'den sonra kağan olan Kutluğ ve Külüg Bilge II ve Küçlüg Bilge Kağan yönetiminde Uygurlar en parlak dönemlerini yaşadılar. Ama Hunlarda ve Göktürklerde olduğu gibi hiçbir zaman Orta Asya'nın tamamına egemen olamadılar. Çin ile ticaret ilişkilerini geliştirdiler. Yüz yıla yakın bir süre Çin'i Tibetlilerin saldırılarından korudular. Zamanla Manicilik Uygurlardaki savaşçılık ruhunu bütünüyle yok etti. Bu sırada Kırgızlar da güçlenmekteydi. Küçlüg Büğe Kağan'ın yerine geçen Alp Külüg Bilge Kağan' ın öldürülmesi, Uygur egemenliğini tehlikeye düşürdü. 840'ta Kırgızlar Ötüken üstüne yürüyerek Uygur birliğini dağıttılar. Kırgızlardan kurtulabilen Uygurların çoğunluğu iki kol halinde Çin'in Kansu eyaletine ve Doğu Türkistan'a göç ettiler. Böylece yüz yıllık Orta Asya egemenliği sona eren Uygur tarihinin ikinci dönemi başladı. Kansu eyaletine göç eden Uygurlar Çin ile yakın ilişkilere girerek bir prenslik kurdular. Çin'in zayıf düştüğü dönemlerden yararlanarak bağımsız duruma geldiler. X. yy'da Kı- tanlann, XI. yy'da Tangutlarm, XIII. yy'daysa Cengiz Han'm egemenliğini tanımak zorunda kaldılar (bu Uygurlara Sarı Uygurlar da denmektedir). Doğu Türkistan'a göç eden Uygurlar İpek Yolu üstünde birçok kent kurarak yıllarca bağımsızlıklarını sürdürdüler. Tanrı dağlarım aşarak Tarım havzasma yerleşen Uygurlar Beş Baliğ, Turfan, Hoço, Hami, Kaşgar bölgelerine yerleştüer. İpek Yolu üzerine yerleşen Uygurların kurdukları devleti, özellikle Tibet saldırılarına karşı Çin tanıdı. Siyasal yönden çok iktisadi yönden güç kazanan Uygurlar İran, Hint, Çin arasında ticaretin gelişmesini sağladılar. Bu ülkelerin sanat ve kültüründen etkilendikleri gibi kendi kültür ve sanatlarını da bu ülkelere götürdüler. Aynı zamanda Mani dinini çevrelerine yaydılar.
X. yy'da hükümdarı İdikut (îduk-kut) diye adlandırılan Uygurların batı komşusu Yağma, Çiğil ve Karluk Türklerinin kurduğu Karahanlılar, İslamlığı kabul etmeleri nedeniyle, "kâfir" olarak niteledikleri Uygur ülkesine zaman zaman akınlar yaparak kent ve tapmaklarını yakıp yıktılar. Uygurlar XII. yy'da Çin'den kovulan Karahıtaylıların baskısında kaldılar. Cengiz Han'ın Orta Asya'ya egemen olmasıyla 1209'da Uygurlar bağımsızlıklarını yitirdiler. Ancak Uygur hükümdar ailesi İdikut unvanıyla Cengiz İmparatorluğu'nda ve daha sonra, varlığım sürdürdü. İstilalarında Moğollara öncülük eden Uygurlar, onlara okuma yazmayı ve ticareti de öğrettiler. Birçok Uygur, Cengiz Han'ın oğullarının danışmanlığını yaptı. XIV. yy'm ikinci yarısında İslamlığı kabul eden Uygurlar, İslamlığı en son kabul eden Türk topluluğu olarak bilinir. Bu tarihten sonraysa artık Uygurların varlığından söz edilmez. Ancak Asya' nın büyük bölümünde yüzyıllarca Uygur kültür egemenliği sürmüştür.
Uygurlar siyasal etkinliklerinden çok yüksek bir kültür zenginlikleriyle Orta Asya'yı etkilediler. 840'ta Doğu Türkistan'a göç ettikten sonra Beş Baliğ, Hotan, Kaşgar, Turfan ve Hoço gibi kentlere yerleştiler ve yerleşik yaşama geçtiler. Tarımla yakından uğraştılar. Kentlerini dinsel yapılarla süslediler; bu yapıların her yerini sayısız renkli fresklerle, kabartma resim ve heykellerle süslediler. Yapılan araştırmalar sonucu, İpek Yolu üstündeki bu kentlerde ve yörede değerli sanat yapıtları ortaya çıkarıldı. Uygur yazısı yüzyıllarca bu bölgede ve Asya'nın uzak ülkelerinde bir kültür ve ticaret yazısı olarak kullanıldı. Yapılan kazılarda, uygurcayla yazılmış sayısız dinsel metin bulundu.




Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.