Anketler

Zayıflamak İçin Hangi Yöntemi Seçersiniz?
 

Kimler Bizimle !

Şu anda 4 ziyaretçi çevrimiçi

" Günün Sözü "

En mühim ve feyizli vazifelerimiz millî eğitim işleridir. Millî eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lâzımdır. Bir milletin hakikî kurtuluşu ancak bu suretle olur.
Kemal Atatürk - 1922

Gündem - Gündemden

"Kahve", Arabistan ve Etyopya'da çok eski zamanlardan beri bilinmekteydi; XIV.yy'da Aden'de ve Moka'da kahve içiliyordu; Araplar "kahvenin" bir içecek olarak kullanılmasını Doğu'da (Mısır, İran, Ortadoğu ülkeleri), daha sonra Batı'da yaygınlaştırdılar. Ortadoğu ülkeleriyle etkin biçimde ticari ilişkilerde bulunan Venedikliler "kahve'yi" Avrupa'ya soktular;ilk "kahve" tohumları 1615'de Venedik'e 1644'de Marsilya'ya, 1657'de Paris'e ulaştı. XVIII.yy.'ın ilk yarılarından başlayarak da "kahve" içimi bütün Avrupa'da yaygınlaştı. Türkiye'ye "kahve" Afrika'dan Yemen yoluyla Kanuni Sultan Süleyman döneminde getirildi ve o tarihten başlayarak da halkın içtiği bir madde haline geldi.

"Kahve" ağacının, yetiştirilme olanaklarını önemli ölçüde sınırlayan, oldukça kesin çevresel gereksinimleri vardır. Sözgelimi, sıcaklığın 17-23 derece arasında olması gerekir; gece donlarına dayanamayan "kahve" bitkisi, sekiz aya dağılan, yılda ortalama 1500 mm'lik bir yağış ister.Kahve  Tropikal nemli iklime kolayca uyum gösterir; anakaralardaki yaylalardan çok, adaların kıyı kesimlerinde, dağlık bölgelerin orta derecedeki yüksekliklerinde kolayca "kahve" yetişir. Ekvatorun altındaki bölgelerde, "kahve" ağacı dağ ikliminin egemen olduğu 800-2400 m yükseltide daha sağlıklı yetişir. Bir orman ağacı olan "kahvenin" ekimi genellikle ormanlardan arındırılan alanlarda yapılır; bu ağaç, buğdaygillerle kaplı alanlardan ve yangınlarla zarara uğramış topraklardan hoşlanmaz. Fideliklerde  çimlendirilen tohumlardan elde edilen fideler toprağa dikilir; ağaçların aralarındaki açıklık 2-5 m arasında değişir. "Kahve" ağacının, doğal ağaçlıklı yerleri anımsatan biçimde, yapay bir gölgelikle korunması gereki; bunun için hızla büyüyen ağaçsı baklagillerden (akasya, gülibrişim,sinameki, v.b) yararlanılır. Meyveler, olgunlaştıklarında genellikle elle toplanırlar; daha sonraki işlemlerde "kahve" taneleri ıslatılarak ya da kurutularak kabuklarından ayrılır. Çekirdekleri ortaya çıkarılan tohmlar daha sonra kurutularak ve elekten geçirilerek satışa hazır duruma getirilir; "yeşil" "kahve" satışa sunulmadan önce özel aygıtlar içinde 200-250 derece arasında kavrulur. Bu çeşitli işlemler sırasında "kahvenin" verimi giderek düşer; sıcaklığın etkisiyle ağırlıklarının % 20-25'ini yitiren tohumlar, taze meyvenin ağırlığının %35'ini oluştururlar. Bütün bunlar değerlendirildiğinde, "kahve" "kahve" ağacı ekili bir alanın, satışa sunulmuş olarak üretimi hektar başına 250-500 kg arasında değişir; bu ürün en iyi bakılan alanlarda 500-1000 kg'a ulaşır; Brezilya'daki bazı alanlardaysa 5-6 tona kadar ürün alınmaktadır.

"Kahve" kalbi kuvvetlendiren ve sinir sistemini uyaran bir maddedir; uyanık kalma durumunu uzatır, dikkati yoğunlaştırır, zihinsel etkinliği atırır, beyin ve kasların yorgunluğunu azaltır."Kahvenin" bu özel etkisi, yapısında kafein adı verilen bir alkolayitin varlığından kaynaklanır; "kahve" tanesindeki kafein oranı "arabica"da %0.8-1.2'e ulaşır. Kahvenin fazla miktarda içilmesi sağlığı bozar ve organizmanın yıpranmasına yol açar;  bu tehlike, kafeini alınmış "kahve" içilerek önlenir. Günümüzde suda eriyebilen "kahveler de" üretilmektedir, bunlar daha önceden toz hale getirilmiştir ve sıcak suda hemen erirler.


Yorum Ekle!


Güvenlik kodu
Yenile

İlginizi Çekebilir !