Anketler

Zayıflamak İçin Hangi Yöntemi Seçersiniz?
 

Kimler Bizimle !

Şu anda 2 ziyaretçi çevrimiçi

" Günün Sözü "

En mühim ve feyizli vazifelerimiz millî eğitim işleridir. Millî eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lâzımdır. Bir milletin hakikî kurtuluşu ancak bu suretle olur.
Kemal Atatürk - 1922

Kültür Sanat

İstanbul fatihi Fatih Sultan Mehmet'in hocası olan ünlü islam büyüğü "Akşemseddin", 1390 yılında Göynük'de doğmuştur. Asıl adı Şemseddin,  babasının ismi de Hamza'dır. Küçük yaşlardan itibaren ilme ve sanata karşı ilgi göstermiş, kendini yetiştirmek için çalışmış, medrese (üniversite) tahsilini tamamladığında seçkin alimler sınıfına katılmıştır. Üstün zeka ve anlayışı, yılmak bilmeyen çalışma gücüyle kendini kitaplara adamış, başta islami ilimler olmak üzere tıp, astronomi, biyoloji ve matematik de zamanın ünlülerinden olmuştur.

Uzun yıllar Osmanlı medreselerinde müderrislik (profesörlük) yaparak yüzlerce talebe yetiştirmiştir. Tıp ilminde gösteridiği başarılar çok büyüktür. Bitkilerden ilaç yapılması konusunda devrinin tek otoritesi idi. Mikrobu keşfederek insanlığa unutulmaz bir yarar sağlamıştır. Tıpla ilgili eserlerinin birinde tifo, kolera, tifüs ve çiçek hastalıklarının gözle görülmeyecek kadar küçük canlılar (mikroplar) tesiriyle ortaya çıktığını yazmıştır. Bugün, mikrobu  Avrupalı bir bilim adamı olan Pastör'ün keşfettiğini söylemek mümkün değil. Çünkü Pastör Akşemseddin'den 430 yıl sonra yaşamıştır. Akşemseddin'in asıl ünü, büyük veli Hacı Bayram'la tanışmasından sonra başlar. İlmi üstünlüklerinden sonra tasavvuf konusunu da ele alan "Akşemseddin", Ankara'da bulunan Hacı Bayram Veli'nin hizmetine girmiş, ondan tasavvufun inceliklerini öğrenmiş, daha sonra da Sultan Murat'ın emir ve isteğiyle Fatih Sultan Mehmet'in hocalığına tayin edilmiştir.

İstanbul'un fethinde büyük yararlıklar göstermiş, genç sultanı teşvik etmiş, fethin en önemli günlerinde surlar önünde şehit düşen Ebu Eyyub'el Ensarinin kabrini bularak ordunun maneviyatını yükseltmiştir. Fatih Sultan Mehmet ona karşı daima saygı ve sevgi duygumuştur.Hatta İstanbul'un fethinden sonra " zamanımda Akşemseddin gibi bir zatından duyduğum sevinç, İstanbul'un alınmasından duyduğum sevinçten daha az değildir" demiştir.

İlmi, takvası ve kerametiyle, bütün bir islam dünyasının takdirle andığı "Akşemseddin," bütün ömrünce dünya malına, şan ve şöhrete hiç değer vermeden samimi bir müslüman olarak yaşamıştır. 1948 yılında doğum yeri olan Göynük'te vefat ettiğinde başta Fatih Sultan Mehmet olmak üzere bütün müslümanlar üzüntü duymuşlardır.O, islam büyükleri  içinde daima hayırla anılan müstesna insanlardandır.

 


İlginizi Çekebilir !