Anketler

Zayıflamak İçin Hangi Yöntemi Seçersiniz?
 

Kimler Bizimle !

Şu anda 9 ziyaretçi çevrimiçi

" Günün Sözü "

Yunan serpuşu olan fesi giymek uygun olur da, şapkayı giymek neden olmaz? Ve yine onlara, bütün millete hatırlatmak isterim ki, Bizans papazlarının ve Yahudi hahamlarının özel elbisesi olan cübbeyi ne vakit, ne için ve nasıl giydiler?
Kemal Atatürk - 1925

Kültür Sanat - Tiyatro

"Tiyatro" oyun yazma, sahneye koyma, yorumlama sanatı. Bazı edebiyat tarihçileri tiyatroyu (yunancada "bakmak" anlamındaki theasthai'den gelen theatron'dan) duyguları iletmek, bir karmaşık olayı açıklamak için diyaloğu kullanan bir "edebiyat türü" olarak görürler. Aslında, tiyatro estetiğinin ortaya çıkmasından bu yana tiyatro, saygınlığını edinmiş ve özerk bir sanat niteliğini kazanmıştır.

"Tiyatronun" var olabilmesi için kağıt ve kalem yetmez; piyesin oynanması gerekir ve bu da bir yeri, seyircileri ve oyuncuları gerekli kılar. Seyirciler ile oyuncular arasında kurduğu iletişim dolaysız, anlık ve uçucu olduğu için "tiyatro", sözsel iletişimin en ince ve en etkili bir biçimidir. Toplumda edindiği yer, tiyatroya gelenlerin toplumculluk derecesine bağlıdır.

"Tiyatronun", birçok ilkel halkın yaşamında çok önemli bir işlevi olduğu bilinmektedir. "Tiyatro" aynı köyde ve hatta aynı ülkede oturanları, " bir araya getiren" çok etkili bir araçtır. Öyküler ve anlatıcılar aracılığıyla onlara kendi taşıdığı bilgileri aktarır. "Tiyatro" onlara, dinsel törenleri, kolektif ruhun derinliklerde yer alan yapılanmış bir insan topluluğu içinde yaşadıkları duygusunu da vermek zorundadır. Başka dönemlerdeyse tiyatro, hoşça zaman geçirmenin bir aracıdır ve çeşitli türlere ayrılır. Bir türü, halkı eğlendirmeye yönelik maskaralıkları, gülünçlükleri sergileyen bir zanaat haline gelirken, bir başka türü, iyi yetişmiş kimselerin bağanisine hiyap eden ince bir klasik anlayışa yönelir.

TÜRKİYE'DE TİYATRO

Türkiye, batılı anlamda "tiyatroyu" Tanzimat döneminde tanıdı. Bu dönemden önceyse, Türklerin Anadolu'da geliştirdikleri, dramatik olan ve olmayan seyirlik oyunları vardı. Buna göre Türkiye'de genel anlamda "tiyatronun" gelişimi, siyasal tarihin dönüm noktalarına ve bu dönemlerin toplum ve kültür alanlarındaki etkilerine göre dört dönemde incelenir:

Geleneksel Türk Tiyatrosu (1839 öncesi); Tanzimat ve İstibdat Dönemi Türk Tiyatrosu (1839-1908); Meşrutiyet Dönemi Türk Tiyatrosu (1908-1923); Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu (1923'ten günümüze).


Yorum Ekle!


Güvenlik kodu
Yenile

İlginizi Çekebilir !