Sağlık - Kulak Burun Bogaz Sağlığı
Salı, 02 Şubat 2010 16:20
"Çocuk sağırlığı" özel bir sorun yaratır; çünkü çocuğun dil öğrenmesi ancak iyi bir işitme, kusursuz bir duyma ile olasıdır. Dilsizlerde, doğuştan sağırlık söz konusu olduğunda, sağır-dilsizlik olgusuyla karşılaşırlar. Başka bir durumdaysa işitme normaldir ama ses çıkaran organlar ya da bunları yöneten sinir yollarının bozuna uğramış olması ya da zedelenmesi söz konusudur.Genelde, "sağırlığın" kişinin ruhsal ve zihinsel gelişimesi ve kişiliğinin oluşumu üstünde son derece ciddi etkileri vardır. Çocuğun duyu organlarının bütünlüğünü denetlemek ve yetersizliklerini beş yaşından önce düzelttirmek gerekir.
Bazı "sağırlıklar" cerrehi yoldan ya da ilaç tedavisiyle iyileştirildikleri halde, sağırlığın gerçek tedavisi eğitim yoluyla olur. Derin sağırlıkta; dil yetisi ve konuşma tümüyle yoktur; tedavi sistemi dört aşamada gerçekleştirilir ve gerekirse sağır kişi bir eğitim merkezine yerleştirilerek burada sürekli eğitim ve sağır-dilsiz kursları görür."Sağırlık" Eğitiminin dört aşaması şöyle sıralanabilir:
1- 2 ile 3 yaşlar arasında dilsizlik eğitimi,
2- Öbür bütün duyulardan yararlanarak dilin öğretimi,
3- Okul dönemi ve öğrenim,
4- Bir meslek öğrenimi.
Sağırlığın daha hafif olduğu durumlarda, yeterli bir dil eğitimi, ortofonist olarak adlandırılan eğitimcilerce yapılır; gerektiğinde aygıt takılır ve sağır çocuklar, ilgili kuruluşlarda eğitilirler; daha sonra bunlar, okul yaşamı ve normal aile yaşamına kavuşurlar. En hafif işitme bozukluklarında , bütün çaba aile çevresine düşmektedir, kusur özel bir dikkatle (özellikle heceleri açık seçik olarak söyleme) düzeltilebilir. Bu durumda çocuğu normal bir ortamda tutmak gereklidir.




Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.